Efendimize İteat Sohbet

Efendimize İteat Sohbet

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) İTEAT Ashab-ı Kiram, Allah’ın önümüze örnek koyduğu nesildir. Onların çoğu Kur’an’ın tamamını görmeden bu dünyadan gittiler. İçlerinde Kur’an’ı bir araya getirilmiş kitap olarak görenleri çok azdır. Ama onlar, “Allah’ın cennetlik kulları” olarak bu dünyayı bırakıp gittiler. Allah onlardan razı olsun. Hz Muhammed Mustafa (Sav) onlara ne verdiyse  hemen ittiba ettiler uyguladılar. Efedimiz (As) […]

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) İTEAT

Ashab-ı Kiram, Allah’ın önümüze örnek koyduğu nesildir. Onların çoğu Kur’an’ın tamamını görmeden bu dünyadan gittiler. İçlerinde Kur’an’ı bir araya getirilmiş kitap olarak görenleri çok azdır.

Ama onlar, “Allah’ın cennetlik kulları” olarak bu dünyayı bırakıp gittiler. Allah onlardan razı olsun.

Hz Muhammed Mustafa (Sav) onlara ne verdiyse  hemen ittiba ettiler uyguladılar.

Efedimiz (As) sahabeyi toplayarak onlara;

“Bırak şunu kurtul” dedi. Tek nesne gösterdi ve anlık tedavi ve anlık sıhhat getirdi.

“Namaz kıl” dedi.

“Peki, ya Resûlullah” dedi.

“Bu gıybeti bir daha yapma” dedi.

“Peki, ya Resûlullah” dedi.

‘Dök bu alkolü’ dedi.

“Peki ya Resûlullah” dedi.

Örtün dedi

Peki ya rasulullah  dedi

Oruc , Hac, Zekat vs dedi peki ya Resulullah dedi.  Tam bir teslimiyet vardı. Peki ya Resulullah dediler.

Kardeşlerim genç bir sahabe (ra) daha yeni evlenmiş sabah namazına camiye gitmişti. Namazı Allah Resulü kıldırıyordu. Sonrada ashabıyla insanlar iman etsin cennete gitsin ateşte yanmasın fikriyle, derdiyle istişare yapıyor ve sen falanca yere git, sen falanca bölgeye git, sen falanca köye git, sen falanca belde ye git diye görevlendiriyordu. Herkeste hazırdı göreve.

Genç sahabesini de (ra) uzak bir yere görevlendirmişti. Genç sahabe dedi ki.

Ey Allah’ın Resulü (sav) emriniz başım üstüne ben daha yeni evlendim müsaade ederseniz hanımıma haber vereyim de ondan sonra gideyim dedi.

Hanımının yanına geldi; Hanımına Allah’ın Resulü (sav) beni falanca yere görevlendirdi dedi.

Hanımı hıçkırıklarla ağlamaya başladı.

Sahabe Hanımına;

Ya hatun; Neden ağlıyorsun? Ağlama hatun üzülecek ne var Allah Teala can sağlığı verirse inşallah dönünce yine beraber yaşarız diye hanımını teselli ediyordu ki; mübarek genç annemiz göz yaşlarını sildi ve sahabeye dönüp. Keşke senin gibi bir gafille senin gibi Allah’ın Resulüne (sav) itaatsiz biriyle evlenmeseydim dedi;

Genç sahabe şaşkınlıkla hanım ne oldu ben itaat etmek için geldim!

Hayır, Allah’ın Resulü (sav) sana falanca yere git diyor, camiden direk gitmiyor, gelip bana haber vermeye çalışıyorsun. Allah Resulünün emrini geciktiriyorsun. Sahabe efendilerimizde ve annelerimiz de Allah onlardan razı olsun Allah resulüne itaatte işte bu seviyede idiler.

 

Kıymetli Müslüman kardeşlerim!

Allah’û Tealâ, Nisa suresinin 80. ayetinde: “Kim Resule itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse (kendi bilir)! Biz seni onlara bekçi göndermedik.” buyurmuştur.

Anlaşılan o ki; Kim peygamberin yolunda gider ve O’na tabi olursa, Allah’ın yolunda gitmiş ve Allah’a tabi olmuş olur. Kim de; Peygamber yolundan yüz çevirirse, kendi zararına bir hareket yapmış olur.

Allah Azze ve Celle’ye hamd olsun ki, birer Mü’min olarak o peygamber (s.a.v.)’i seviyor, övüyor, şefaatini umarak yolunda gidiyoruz. Ve minberinden seslendirdiği mübarek hutbelerine can-ı gönülden kulak veriyoruz. Peygamberimiz (s.a.v.) sahabeye ve biz ümmetine hitaben muhtelif hutbelerinde buyurmuştur ki:

 

Peygamber Efendimiz sav bir hutbesinde;

“Ey insanlar!

Âlemlerin Rabbi hakkında güzel zanda bulunun (O’nun size rahmet edeceğini umun).                                                                      Çünkü kul, Rabbini nasıl düşünürse, Rabbide kulun düşündüğüne göre ona muamele eder…

Bana salâvat getiren kimseye, salâvat getirdiği sürece melekler de durmadan ona salâvat getirirler (onun için istiğfar ederler). Artık herhangi bir kul bunu ister az ister çokça yapsın.

Ateşten uzaklaştırılıp cennete konulmayı isteyen kimse, Allah’a ve ahiret gününe (inanmış bir şekilde) ölsün.                       Ve kendisine yapılmasını istediği şeyi halka (başkasına) yapsın.

Bana cennet ve cehennem gösterildi. Hayır ve şer hakkında o günkü gibisini görmedim. Eğer siz benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.

Yarım hurma ile de olsa ateşten korununuz. Çünkü o yarım hurma (açlıktan bükülmüş) eğri beli doğrultur, kötü ölümü savar. Aç olanın nezdinde o yarım hurma, hurma ile karınlarını doyuranların hurmalarının yerine geçer.

Sözlerin en doğrusu, Allah’ın kitabıdır.

 Yapışılacak en sağlam kulp takvadır.

 Dinlerin en hayırlısı, İbrahim peygamberin dini (İslâmiyet) dir.

Yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur.

Sözlerin en şereflisi zikrullahtır.

Kıssaların en güzeli, şu Kur’an’da nakledilenlerdir. İşlerin en hayırlısı farz kılınanlarıdır.

İşlerin en kötüsü de (dine) sonradan uydurulanlardır.

En güzel gidişat, peygamberlerin gidişatıdır. En güzel ölüm, şehitlerin ölümüdür.

En koyu körlük, doğru yolda bulunduktan sonra sapmaktır.

En hayırlı ilim, yararlı olandır. En hayırlı yol izlenen yoldur.

Körlüğün fenası, kalp körlüğüdür.

Üst el, alt elden (veren el, alan elden) üstündür. Az ve yeterli mal, çok olup azdıran maldan daha iyidir.

Faydasız özür (geçersiz tevbe), ölümün gelip çattığı anda yapılanıdır.                                                                                                    Pişmanlığın kötüsü, kıyamet günü yapılanıdır.                                                                                                                              İnsanların bazıları namazı son vaktinde kılar, bazıları da Allah’ı pek az anar.                                                                             Yanlışları en çok olan, dili en çok yalan söyleyendir.                                                                                                                                          Hayırlı zenginlik, göz tokluğudur. En hayırlı azık takvadır. Hikmetin başı Allah korkusudur.

Kalplere yerleştirilenlerin en hayırlısı, kesin inançtır.                                                                                                                                 Şüphe ve tereddüt, küfrün bir çeşididir.                                                                                                                                          Ölenlerin ardından ağıt yakmak, cahiliyet işidir.                                                                                                                          Ganimet mallarından aşırmak, cehennem közlerinden aşırmaktır.                                                                                        Biriktirilip zekâtı verilmeyen mallar, deriyi cehennem ateşiyle dağlamaktır. (                                                                                                         Kötü) Şiir İblis’ in zurnalarındandır.                                                                                                                                                         Şarap (içki) günahların her türlüsünü, bir araya getiren nesnedir. Kadınlar Şeytan’ın av tuzaklarıdır.                                                            Gençlik delilikten bir bölümdür.

Ey insanlar!                                                                                                                                                                                     Kazançların en kötüsü, faiz kazancıdır.                                                                                                                                         Yemelerin kötüsü, yetim malı yemektir.                                                                                                                                                  Mutlu (kimse) başkalarının halinden ibret alan (kimse)dir.                                                                                                                         Bahtsız da anasının karnında bahtsız olandır.                                                                                                                                       (Şaki, kötü kimse de, anasının karnında kötü olduğu takdir edilen, yazısı böyle yazılandır.)[3] (*)

Şüphesiz, her birinizin varacağı yer, dört arşınlık bir yerdir.                                                                                                                     Her işin, sonu geçerlidir. Amellere hâkim olan (en) son (yapılan) larıdır.                                                                                  Habercilerin en kötüleri yalan haber yayanlardır.

Gelecek olan her şey yakındır. Mü’ mine sövmek fısk (büyük günah), Mü’ mini öldürmek, küfürdür.

Mü’ minin etini yemek (gıybet ve dedikodusunu yapmak), Allah’a karşı gelmektir.                                                                   Mü ‘minin malının dokunulmazlığı, canının dokunulmazlığı gibidir.                                                                                                     Kötü bir iş yapacağına Allah adına yemin eden kimseyi, Allah o işte başarılı kılmaz.

Allah, bağışlayanı bağışlar. Öfkesini yenene sevap verir.                                                                                                                Uğradığı felâkete katlanarak, sabır gösterene karşılığını verir.                                                                                              Dedikoduları dinleyip onlara uyanları, Allah rüsvay eder.                                                                                                                 Allah sabredene kat kat sevap bağışlar. Kim Allah’a karşı gelirse, Allah ona azap eder.

Allah’ım beni ve ümmetimi bağışla, Allah?ım beni ve ümmetimi bağışla, Allah’ım beni ve ümmetimi bağışla! Allah’tan kendim ve sizler için, mağfiret dilerim.”[4]

Evet, kıymetli Müslüman kardeşlerim!

Böylece efendimiz (s.a.v.)’in mübarek hutbelerinden bölümler aktardık.                                                                                                                Hiç şüphesiz, peygamberimiz (s.a.v) doğruyu söyler. Tüm mahlûkatın zerrelerinin sayısınca hamd Allah’a, salât ve selâm da peygamberimiz efendimiz (s.a.v.)’in üzerine olsun. Allah (c.c.)’ın rahmeti, bereketi, Peygamberimiz (s.a.v.)’in şefaati; Siz dinleyen cemaatin ve tüm Ümmeti Muhammed’in üzerine olsun.

Dua

Ey yüceler yücesi, var ve bir olan ALLAH’ım!

‘’Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.’’ ‘’Duanız olmasa neyinize kıymet edeyim.’’ buyuruyorsun.

Bizim şu âcizane, hâlisane duamıza icabet eyle,

Bizi zatına kul habibine ümmet olanlardan eyle,

En güzel isimlerinle bize tecelli eyle.

Bizi, hakkı bilip hakka tabi olanlardan; batılı da batıl bilip, batıldan kaçanlardan eyle.

Bizi, rızanı kazananlardan, rahmet-i Rahman’a kavuşanlardan eyle.

Bizi, zikrinle dolup taşanlardan, senin yolunda koşanlardan eyle.

Bizi, cennetine girenlerden, cehenneminden azad olanlardan eyle.

Yalvarıyoruz, bizi cemalini görenlerden eyle YA RABBİ

Allah Resulü (sav), vermek istediği bildiriyi teşbih/benzetme ve kıyaslamalarla

daha açık hale getirerek bildirisinin daha kolay anlaşılmasını,

muhatabın zihninde daha kalıcı olmasını önemserdi. Mesela, mümin ile

kafir arasındaki derin farkı şu teşbihle anlatmıştı: “Mümin, yeşil ekine benzer.

Rüzgar hangi taraftan eserse öbür tarafa yatırır (fakat yıkılmaz). Rüzgar

sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin de böyledir; o da bela ve musibetler

sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kafir ise sert ve dimdik sedir ağacına benzer ki

Allah onu dilediği zaman (bir defada) söküp devirir. “17

Rahmet Elçisi, müminler arasındaki ilişkiyi ise şu muhteşem benzetmeyle

anlatmıştı: “Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve

şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk

ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer. “18

Beden dilinin, yerine göre konuşma yoluyla verilen mesajlardan daha

güçlü olduğu gerçeğinden hareketle, Hz. Peygamber, jest ve mimiklerini

iletişiminde yardımcı bir unsur olarak kullanırlardı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bot Kontrolü cevabı Rakamla Yazınız *

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
DMCA.com Protection Status Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim